20 Ekim 2013 Pazar

İLAÇSIZ YAŞAMAK

havalar soğumaya başladı bir anda çok soğuk olunca beden sıcağın hemen peşinden bu kadar soğuğa alışamadı ve hastalıklar kapıya dayandı :)Ömer Faruk hasta oldu tam olarak iyileşmeden şimdide ben oldum...
hastalanınca ilaç kullanmadığımız için, biraz uzun sürebiliyor hastalığın bizi terk etmesi.Bu aylar itibari ile her sabah ballı bitki çayları içmek,gün içerisinde bitki çayı tüketmek hastalıklara karşı direnç oluşturuyor, bedeni bakterilerden mikroplardan koruyor.
bitkilerin demleme veya kaynatmamı yapılması gerektiği çok önemli bir konu genel olarak büyükler ıhlamuru dahi kaynatıp içtiklerinden öyle alıştık ama ıhlamur,ada çayı,yeşil çay,kekik,nane gibi çaylar demleme usulü hazırlanması gerekiyor en fazla 20 dk içinde tüketilmeli
çayların içine ılıkken bal katılıp içilmesi boğazda oluşan bakterileri silip süpürüyor.
her gün 1 limon tüketmek kanı temizleyip hastalıkları bertaraf ediyor.
limon ,mandalina,greyfurt,portakal gibi meyvelerin suları kışa özel vitamin deposu olarak yaratılmışlar sularını sıkıp içerek bedene takviyeler yapmak gerekiyor.
kışın pekmez tüketmek bedenin ısınmasını sağlıyor,kan yapıyor ve demir eksikliğine iyi geliyor.
tereyağını eritip pekmeze karıştırarak çocuklara azar azar ilaç gibi içirmek öksürüğü kesip,göğsü yumuşatıyor.
bala limon sıkarak içmek öksürüğü hemen kesiyor.çocukların gece öksürük krizleri tutunca bire bir hemen 1 tatlı kaşığı bala 1 yemek kaşığı olana kadar limon sıkıp içirmek en doğal öksürük şurubu :)
deniz kadayıfını biraz kaynatıp balla karıştırarak şurup gibi içirmek en iyi balgam söktürücü şuruptan 10 kat daha doğal ve etkili
her sabah ballı,limonlu ılık adaçayı içmek boğaz ağrılarına birebir artan çay ile düzenli gargara yapmakta bademciklere çok iyi geliyor.
çocukları küçüklüğünden itibaren bu tatlara alıştırmak onlara yapılacak en büyük iyilik.zehir gibi tadı olan ilaçlar yerine hasta olmadan böyle tedbirler almak çok akıllıca bir iş

bloğa yazı yazmak için girdim konu farklı olacakken biranda ilaçsız yaşamak ile ilgili yazmak istedim yazdığım her şey benim okuyup uyguladığım faydasını gördüğüm uygulamalardır.Güvenmeyen uygulamayabilir veya bu konuyu daha fazla araştırmak isteyebilir ben sadece herkesin hasta olduğu şu vakitlerde hava değişikliğine karşı vücudun verdiği doğal tepkileri ilaç ile bastırmaktansa öncesinde bunları tüketip, hasta olunca da ilaçsız iyileşileceğini yazmak istedim.
bir kişi dahi yazımı okuyup faydalansa yazının amacı yerini bulmuş olacak inşallah :) ilaçsız günler diliyorum... 
not:bu konular hakkında bildiğim kadarı ile daha detaylı bir yazı yazma planım var inşallah faydalı olacağını umuyorum.

18 Ekim 2013 Cuma

BAYRAM ARASI DÜŞÜNME MOLASI

yazıma başlamadan önce herkesin bayramının mübarek olmasını, ibadetlerimizin kabul olmasını dileyip bir sonraki bayrama kendimize daha fazla faydalı şeyler katıp ulaşmak nasip olur diyerek yazıma başlıyorum.
blog yazılarıma bir müddet ara verdim çünkü evde yeni bir düzen oturtturmak,yenilenmek gerekti.okullar başladı ve hızlı tempo ile bayram tatiline geldik .yeni eğitim sezonunun hemen ardından tatil gelmesi benim için biraz kötü biraz iyi oldu.
derslere ara vermem biraz eksiklikler oluşturdu ama yoğun tempodan uzaklaşmak düşünme,yazma,karar verme,yenilenme fırsatı doğurdu.
yapmam gereken o kadar fazla işler var ki plan program olmadan 24 saate sığmak imkansız plana uyarak elimden geleni yapmaya çalışıyorum.
biraz mükemmeliyetçi bir kişiliğim var maalesef az ile yetinmeyip kafamdaki şekle gelmeden hiç bir şey ile mutlu olamıyorum yani planıma uyup,yapılması gerekenleri yapıp tamamlamış isem benden mutlusu yok :)belki başkası için önemsiz ama benim kafamdaki gibi değilse olmuş olanla yetinemiyorum.
oğlumla yeterince ilgilenmediğimi düşünmüşsem,evde bir şeyler eksik gitmiş ise gün içinde kitap okuyamadan gün bitmişse içimde beni dürten bir canlı organizma topluluğu geziniyor :)rahat bırakmıyor çok katı kurallarım olmasa da yapılmayanlar bir sonraki yapılacakları olumsuz etkilediği için beni huzursuz ediyor.
şimdi bile huzursuzum çünkü oğlumun tv izleme saati geçti yani çok izledi kalkıp onu tv karşısından alıp farklı bir şeyler yapmalıyım,benim ders çalışma saatim geçiyor,yapmam gerekenler beni bekliyor ve  blog yazmam için uygun zaman olmadığı meydana çıkıyor uygun zaman bulamayışım da benim blog yazma olayımı erteliyor:) kısalan günlerde vaktimizi bereketli geçirebilmek dileğiyle.......

25 Eylül 2013 Çarşamba

GERİ DÖNÜŞÜMLÜ SAAT

Saatin çerçevesini Ömer Faruk kırmıştı,camını da babası kırınca anneye de çalışan konumdaki saati yenileyerek kullanmak kaldı.
mutfakta geri dönüşüm ile yaptığım panomu yeniden geri dönüştürüp yeni saatli pano yapmak istedim başladık işe, ö.f. ile birlikte saatin çerçevesini çekiçle  komple kırıp çıkardık
bu panoda dayımın öğrencilik yıllarında yaptığı yağlı boya çalışmasıydı ben o resmi çıkarıp çerçeveye bez germiş ve üzerini bu şekilde dekor yapmıştım.şimdi bu panoyu yeniden yeni bir kumaş geçirip yeniledim
kumaşı panoya gerdik,saati kumaşa monte ettik her şey güzel gidiyordu çalıştırmayı başarmıştık.tasarımını yapıp bitirdik,oğlum anne bizde çok icatçıyız ya derken gülüştük ama icadımız tutmadı her şey bitti saat çalışmadı :) bizde öğlen yemeği saatine ayarlayıp silikon tabancası ile hepsini yapıştırdık neyse problem yok günde 2 kere doğruyu gösteriyor :))))
3 uğur böceği yan yana panoya çok yakışmış ö.f.öyle söylüyor çiçeğe o kondurdu ya :)
eski panodan çıkarttığım, etamin işlemesi ile hazırladığım menüler kısmını da arkasına karton ve sucunun mıknatısını yapıştırarak :)dolabın üzerine yapıştırdık.

geri dönüşüm içinde  geri dönüşüm oldu güzelde oldu.
sizde çocuğunuzla birlikte evinizdeki eski,kırık,yada kullanmaktan sıkıldığınız ürünler ile yeni tasarımlar çıkarabilirsiniz. çocuklar böyle işler yapmaya bayılıyor hadi kolay gelsin....



24 Eylül 2013 Salı

SADE ÇOCUK ODASI DEKORASYONU

Sade ama bir o kadar güzel,küçük ayrıntıları olan her şeyi çok seviyorum.Sadeliğin altında yatan doğal güzellik gözü yormayıp insana ayrı bir dinginlik veriyor.
oğlumun odaya ihtiyacı olunca ona sade, çok masrafı olmayan,sade çizgisinden çıkmadan,el emeği ürünlerinde yer aldığı, onunda mutlu olup seveceği bir oda düzenlemek istedik ve kolları sıvadık :)
ilk aşama onun için müsait bir oda ayarlamaktı.günlük oturma odasını oda yapmaya karar verdik.odada bulunan sağlam olan 2 çekyatı atıp yeni baştan yatak almak mantıklı değildi.odadan bir çekyatı kullanmak için başka odaya taşıdık,diğer çekyat Ömer Faruk için yatak olacaktı onun deriden olan tek kolunu çıkardım ve çekyatın üzeri için anneme yün yatak yaptırdım.ölçüsünü alıp hem yün yatak hem de  pofidik yün yorgan yaptı.(anneler her zaman kurtarıcı melekler)bizim evde yün haricinde yastık,yorgan,kullanılmaz,en sağlıklı olan yün ve pamuk olanlar.Ailecek  damlata damlata odanın boyasını yaptık :) nevresim pike alışverişi için araştırmalar yaparken her şeyin çok fazla renkli çizgi filim karakterleri ile dolu olması ve çocuğumun içinde yatacağı ürünlerin bu kadar yoğun boyalı olması onlardan uzaklaşmama sebep oldu hemde hiç sade değillerdi. eğer aradığım ürünleri bulamasaydım Eminönü'den kumaş alıp dilediğim gibi dikecektim ama English home ürünlerinin tamda aradığım gibi sade,uçuk renkli ,az boyalı olup gözü yormaması tercihimi ondan yana kullanmama sebep oldu.
çekyatın kenarlarına mavi lastikli örtü aldım,üzeri için lastikli ve normal çarşaf alıp bir yelken desenli nevresim,yastık,pike aldım ve yatak hazırlama alışverişi tamamlandı.
lake beyaz dolap aldık içerisine kitapları,boyaları,kıyafetlerini koyduk.oyuncak sepetini önceden kasayı beyaza boyayarak yapmıştım
duvara oğluma özel hazırladığım panosunu astım

minderler ile okuma köşesi hazırlamıştım onun yüzünü değiştirip english home'den aldığım nevresimi kesip yastık ve minder yüzü diktim şirin bir okuma köşesi yaptım
çekyatın minderlerini nevresimin üzerine koyup ölçü aldım ve dikiş makinesinde diktim.
oğlumunda, gelen misafir çocuklarında en sevdiği alan bu yer minderli okuma köşesi çocuklar için çokta gösterişli ,pahalı olması önemli değil önemli olan onların seveceği tarzda olması
böyle sade bir oda çocuklar için yeterli sade yaşamayı küçük yaşta öğrenmeliler diye düşünüyorum.ihtiyaç olmadan bir şeyler almamayı öğretmeye çalışıyorum.
artık aldığım her şey için bu bizim ihtiyacımız mı? diye sorduğum için bu odaya tekrardan yeni bir tül diksem mi? alsam mı? acaba diyorum ama bu sorunun cevabı evet olmayınca geri duruyorum bakalım hayırlısı :)sonuç ne olacak 
odasına alınacak bir kaç parça ürün var ama hiç acele etmeden araştırarak almayı tercih ediyorum.yağlı boya tuval seti,ikea taburesi,duvarına tepeşirli tahta (aradığım gibi bulamassam kendim yapmayı düşünüyorum )alınacaklar listesinde. 
sizde çocuğunuza özel pano yaptırmak isterseniz benimle iletişime geçebilirsiniz







KARAMEL BUTİĞİN EN ÖZEL KAPI SÜSÜ

çok severek çalıştığım güzel bir çalışma oldu :) karamel butiğin en güzel,en havalı kapı süsü olarak bu modeli seçtim kuru güller ve inciler sade ama gösterişli bir hava kattı.Bunu kendim için yaptım kapımın üzerinde başka kapı süsü olduğu için, kapının açıldığı girişin duvarına astım sizde sipariş vermek isterseniz itina ile size özel renkte hazırlarız kimle mi? tabi ki bay meraklı küçük beyle birlikte sevgilerimle

bebek odaları,sünnet süsleri olarak farklı renkler ile hazırlanabilir.


23 Eylül 2013 Pazartesi

GÜNLER HIZLA İLERLİYOR YOK YOK NEREDEYSE KOŞUYOR :)



uzun zamandır yazamadım.takvim yaprakları koparak yavaş yavaş tükeniyor her kopan yaprak ömürden koca bir günü götürüyor,bulunduğun zaman içersin de ne geçmişi nede geleceği düşünmeden anı mutlu yaşamakta gizli tüm şifreler.kimin gönlünü aldıysam,kime bir iyiliğin dokunduysa,bir çocuğun küçücük yüreğinde güzel bir iz bırakabilmiş isen eğer gün içersin de,o gün daha huzurlu ve mutlu geçiyor,günlük listedeki her şeyi tastamam yapmaya çalıyorum mükemmeliyetçi olmadan yapabildiklerim ile yetinmeye çalışıyorum.Günlük plan değerlendirmesi yaparken bakıyorum, eğer listedeki her şey yapılmışsa tatlı bir gülümseme ile yanına bir işaret ekliyorum sonrada üzerine bol köpüklü bir kahve, bazen bitki çayı,bazende meyve ısmarlıyorum kendime :) herkesi sevdiğim gibi kendimi de çok seviyorum.'yaratılanı sev yaratandan dolayı'sözünü bir kez daha hatırlayıp her şeyi biraz daha fazla seviyorum sizi de :)sevgilerimle.... 



11 Eylül 2013 Çarşamba

EV YAPIMI KETÇAP TARİFİ

Ömer Faruk ketçabı çok seviyor dışarıda satılan ketçaplar ne kadar katkısız yazsa da hiçte öyle olmuyor.bende ev yapımı ketçap yaptım lezzeti güzel oldu hazır ketçaplara da benzedi biz ketçap sevmediğimiz için yaptığım bu 3 kavanoz ketçap domates zamanı gelinceye kadar Ömer Faruk'a yeter boşalan ketçap kutusuna doldurup sıkarak yedirteceğim maksat hazır ketçaplara eş değer olsun :)
malzemeler:
4 kg domates
1 baş sarımsak
2 adet kuru soğan
1.5 yemek kaşığı kaya tuzu
biraz fesleğen 
biraz karabiber
2 yemek kaşığı sıvı yağ
yarım çay bardağı organik elma sirkesi
3 yemek kaşığı pul biber
(fesleğenleri balkonda saksıda yetiştirdim)

yapılışı:
domates,sarımsak,soğanı tencereye koy kaynasın
sonra diğer malzemeleri koy biraz daha kaynasın
mikser ile püre haline getir kavanozlara koyup kapağını sıcakken kapat soğuyana kadar ters şekilde beklesin bu aşama konserve yapma aşamasıdır 
hemen tüketecek olanlar kapağını soğuyunca kapatmalıdır.
bu kadar basit ve sağlıklı ketçaplarınız hazır afiyet olsun

KONSERVE ACI SOS TARİFİ


Acı severler için güzel bir acı sos tarifi vereceğim, acısızda yapılabilir ama acı biber,sosa ayrı bir lezzet kattı benden tavsiye mutlaka yapın ve deneyin ufacık kaseler ile ana yemek tabaklarının kenarında,patates kızartmalarının yanında çok yakışır gelelim tarifime
malzemeler:
2 kg domates
yarım kg acı sivri biber
3 adet büyük boy kuru soğan
1 baş sarımsak 
çok az sıvı yağ (üzerine gezdirilecek kadar)
1 yemek kaşığı kaya tuzu
biraz karabiber


yapılışı:
domatesleri ve tüm malzemeyi büyük büyük doğra 
tencerede kaynat
mikser ile tüm malzemeyi çek püre haline gelsin
sonra kıvamlı bir hal alacak biraz daha kaynat kavanoza koy kapağını sıkıca kapat ters çevir soğuyana kadar öyle kalsın
bu aşama konserve yapma aşamasıdır kavanozun kapağı bu işlem ile kapatılırsa yıllarca buzdolabında durmadan oda sıcaklığında bozulmadan kalabilir.
hemen tüketilecekse kapağını soğuyunca kapatıp buzdolabında saklayabilirsiniz.
bu malzemeler ile 1 büyük kavanoz birde küçük kavanoz çıktı isterseniz malzemeyi çoğaltarak yapabilirsiniz 
tarif verme tarzım diğer sitelerden farklı olabilir :) çünkü öyle uzun uzun anlatılan tarifleri sevmiyorum daha yalın önemli noktalara değinilen tarifler daha pratik oluyor bende öyle veriyorum.Eksik bıraktığım taraflar oluyorsa eğer, takıldığınız tarafları sorabilirsiniz 

9 Eylül 2013 Pazartesi

MESLEK SIRRI OLAN KAPKEK TARİFİ :)


tarifi vermeden önce bu kekin hikayesini anlatmam lazım
özel gün ve nikah şekeri kursuna gittiğim dönemde hocamızın vermiş olduğu tariftir.bildiğiniz tarifleri öğrendiklerinizi herkese kolayca öğretmeyin vermeyin siz ne emekle bu kursa geliyorsunuz dese de tarifini vereceğim :)çünkü hayat paylaşınca güzel ;) yumuşacık  kabaran yapısı ile bu işi yapmak isteyenlerin,misafiri gelecek olanların,pasta keki yapmak için tarif arayanların yüzünü kara çıkarmaz her halukarda kabarır,sürülen kremayı içine çeker yumuşacık olur hemen bayatlamaz vs.özel günlerde içeriğini değiştirip,bazen şeker hamuru ile kaplayıp,içerisine krema koyup değişik versiyonlarda bu tarifi uyguluyorum geçen gün ömer faruk ve kuzeni ile bu kekten yaptık sonrasında böyle tarif arayanlara kolaylık olsun diye özel tarifimizi blogta paylaşmayı düşündüm. çocuklar ile yaparken insanın kafası biraz karışıyor kaplara az miktarda koyacağıma biraz fazla koyunca tüm kekler tepsiye taştı zaten çok kabaran bir kek, bende fazla koyunca hepsi yanardağ gibi şekil aldı :)
çocuklar fırının kapağından kabarmasını, taşmasını, eylenerek izlediler neyse ki bir tanesini taşmamış şekilde bulduk onuda resimledim :)
malzemeler : 
4 yumurta
2 bardak un
1 bardak sıvı yağ
1.5 bardak şeker
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilya

yapılışı:
şeker ve yumurtayı mikser ile 3 dk çırp
sıvı yağı kat ve yine çırp
unu elek ile ele üzerine kabartma tozunu ve vanilyayı ele 
mikserin düşük seviyesi ile çırp veya tahta kaşık ile karıştır
keki yapmak istediğin kabı yağla ve dök 
küçük kaplara koyacaksanız az koymayı unutmayın çünkü çok kabarıyor :)
benden söylemesi :)
not 1: yumurta sevmeyenler muhakkak 3 yumurta katmalı çünkü onlara 4 yumurta fazla gelecektir.
not 2:fazla şeker sevmeyenler şekeri 1 su bardağı katmalı
not 3:kilo problemi olanlar sıvı yağı azaltmalı 
çünkü bu kek çok şekerli,çok yumurtalı,çok yağlı oluyor lezzeti belki bundan dolayıdır.afiyet olsun


EV TARHANASI TARİFİ

malzemeler:
1 kg kırmızıbiber
1 kg yeşil biber
1 kg domates
1 bağ dereotu
1 bağ maydanoz
1 kg soğan
2 kg civarı yoğurt
bir miktar kaya tuzu
3 yemek kaşığı kimyon
biraz kekik
acılı isteyen pul biber ve karabiber istediği kadar katabilir
1 kase salça 
aldığı kadar un hemen hemen bu malzeme 5 kg un alıyor 

yapılışı:
bütün malzemeyi mutfak robotundan çek
yoğurdu baharatları unu kat yoğur
kıvamı katı kek kıvamı gibi olmalı ne çok cıvık nede çok katı 
1 hafta beklet mayalansın (resimdeki tarhananın mayalanma aşaması)

temiz pamuklu bezin üstüne 1 yemek kaşığı alıp ince şekilde ser ve tüm malzemeyi aynı ölçüde bezin üzerine ser
sonra kurumaya bırak 1tarafı kuruyunca diğer tarafını çevir ve kurut
kuruyunca hepsini parçalara ayır blendırdan geçir 
sonra elekten ele ve topaklanma olmayan tarhananız hazır
 not 1 :eğer tarhanayı güzel kurutup havalandırmaz iseniz bozulma yapabilir kuru ve serin yerde uzun seneler bozulma yapmaz.
not 2:kurutma aşaması bitince blendırdan geçirmek istemeyenler eleğin tersine elleri ile sürterek incelte bilir.bu aşamayı kolay yapabilmek için çok kurutmamak gerekli eğer çok kurursa zorlanılır kolaylıkla elekten geçmez biraz nemli bırakıp elekten geçirdikten sonra kurutmak daha iyi olacaktır.
eskiden balkonumuzda annemle yapar kurutur ellerimizle ovarak elekten geçirirdik bunlarda güzel hatıralar oluyor insana, hazır şeyler çoğaldıkça yeni anneler böyle şeylerle uğraşmak istemiyor ama çocukların kendi yediği şeyleri evlerinde elleriyle üretebildiğini görmesi yapabilirlik düzeyini artırıyor,yapamam gibi cümleleri hayatından çıkarıyor :) onun yerine istersem herşeyi yapabilirim tarhana bile diye cümleler giriyor haydi kolay gele :)))
uğraşmak istemiyorum ama doğal,temiz yapılmış olandan çocuğuma yedirebileceğim acısız tarhana arıyorum diyorsanız doğru adrestesiniz karamel butik sizin için hazırladı sipariş vermek isteyen bize ulaşabilir.
karamelbutik facebook adresimiz ile veya bu yazıya yorum bırakarak verebilirsiniz :)




1 Eylül 2013 Pazar

PİKNİK VE HAYVAN FOBİSİ HAKKINDA :)

bir büyük kupa dolusu Türk kahvesi eşliğinde plan program yaptım son tatil gezilerini de yaptıktan sonra artık sezona hazırlanmalıyız diye düşünüyorum.Ömer Faruk'un anaokulu, benim kurs günlerim başlıyor Allah nasip ederse babannesi ve kuzenleri ile birlikte kısa zamanlı da olsa bir piknik yapalım dedik
mangal yaptık,semaverde çay demledik meraklı miniklerimiz çevreden çalı çırpı toplayıp ateşe attılar.onları ateşten uzak tutmak için baya efor sarfettik :)
yanı başımızdan keçi sürüsü geçti onları fotoğrafladık
ö.f. yakalamak için uğraşsa da onlar hızla yollarından gittiler
meşe palamutlarını toplayıp soydu,inceledi dişi ile kırmaya çalıştı ama içini açmayı beceremedi kendini sincap zannetti :) sonrasında hava biraz karardı ve oturduğumuz ağacın üzerindeki arı kovanında ki devasa arılar arabanın farının ışığını farkedince hepsi aşağı indiler inanılmaz büyüklükteydiler.eve dönmek için hızlıca toparlanmaya çalışırken benim kafama bir tanesi kondu ve çığlıklarım nerelerden duyuldu bilmiyorum çok korktum çok :) yapıştı kaldı kımıldadıkça sesini duyuyorum duydukça çırpınıyorum en sonunda ondan kurtuldum :) doğal,yaşam yerlerini seviyorum ama bu durumlar beni doğallıktan soğutuyor :)köpeği,arısı,böceği hepsi beni buluyor insan neyden korkarsa ilk önce o kişi korktuğu ile baş başa kalıyor aynen benim gibi... korkup arıyı kafamdan atmak için yaptığım hareketleri gören çocuklar sonrasında baya gülüştüler bana :) bu durumda hatıra anılarım arasına girdi küçüçük arı bana ne yapabilir en fazla yapacağı sokar canımı acıtır,ama hayvan fobisi olan bir insan için o devasa arının kafasına konmuş olması bayılmasıyla bile sonuçlana bilir.köpekten,örümcekten bayılmışlığım mevcut Allah'tan bu duruma arıdan bayılmada eklenmedi :)

BÜYÜK ADA GEZİMİZ

büyük adadaki evlerin harika bir mimari yapısı var.Bembeyaz  dantel gibi işlenmiş evlerin dışları ,bahçelerinde ki rengarenk çiçekler,insanın içini ferahlatıyor.büyük adanın her yerini yürüyerek dolaştık yorulduk da ama bu güzellikleri görmek için ancak baştan aşağı gezmek gerekliydi bizde öyle yaptık.çantalarımız sırtımızda kaplumbağa misali gezdik dolaştık
çocuklar dolaşmaktan yoruldu.Ömer Faruk'ta tık yok bir o kadar daha yürüyecek enerjisi halen mevcuttu eve geldiğinde, kuzenleri ile birlikte güzel vakit geçirdiler.
Gemi kalkmaya başladığı anda altından çıkan kocaman balıklara bakıp heyecanlandı çocuklar.Bende etli etli büyük balıkları görünce hımm bunlar pişince ne güzel olur diye geçirdim içimden :)son 3 yıldır balık sevgim aşırı çoğaldı haberlerde balık sezonu açıldı haberini duyunca gözlerimin içi parlıyor ve sonrasında tezgahlar balıkla şenlenince haftada 3 kere yapıyorum sonrasında haftada 1e düşüyor ama her hafta mutlaka pişiriyorum kokusu falan pişirmeme engel olmuyor gülü seven dikenine katlanır misali, gerçi fırında pişirdiğim içinde çokta koku olmuyor.
eşek sevdiler


sonra at sevip birde resim için poz vermeye çalıştı ama gözünü attan alamamış ne olur ne olmaz diye :) 
yürüdüğümüz yolların hepsi böyle çiçeklerle,yeşilliklerle bezenmişti keşke şehir hayatının içerisinde de her sokak kenarı böylesine rengarenk olsa

atın rengi ve ihtişamı beni kendine hayran bıraktı hayvanları çok seviyorum ama her hayvanı da elleyemem oğlum bana hiç çekmemiş seviniyorum bu duruma bazı hayvanlara fobim var bu durumu Ömer Faruk'a hisettirmeden büyütmeye çalıştım fazlası ile başardım sanırım oda her hayvanın en ince ayrıntısına kadar inceliyor.ağızlarını açıp dişlerine,burnunun içlerine bakacak kadar ö.f.dan iyi veteriner hekim olur :)) 
ağaç dallarından aşağı sallanan hurmalar en ilgimi çeken şeyler oldu çünkü adaya daha önce geldiğim zaman hurma ağacı olduğunu görmemiş bu seferki gezimizde farkettim
ve dönmek için bizi bekleyen vapurumuza bindik kabataşta inip ve evimize geldik. :)






26 Ağustos 2013 Pazartesi

GELELİM KARALAHANA' NIN FAYDALARINA :)))

Biz Karadeniz'li olduğumuz için karalahanayı ailecek çok severiz.bu tazecik organik karalahanalar da annemin bahçesinden sağolsun toplar toplar getirir,gönderir,gittikçe toplar getiririz biz yedikçe sevinir mutlu olur, bende ilaçsız organik pişirdiğim için mutlu olurum.karalahana  çorbası yapınca yanına çokta bir şey hazırlamaya gerek görmem çünkü doyana kadar yeriz... kırmızı acı biberde katar isteyen tabağına ekmekte katık olunca hiç fazla çeşite gerek kalmaz.zaten ben çok çeşitli yemek pişirmem günlük hayatımızda ancak misafir gelince çıkar 4 de 5 yemek çeşiti en sağlıklı olanı 1 öğünde az çeşit ile beslenmek...hemde doyana kadar tek çeşit yemeyi seviyorum alışkanlık edinmek gerekiyor.gelelim 
karalahana'nın faydalarına;
  • C vitamini deposudur
  • A B E vitamini içersinde bolca mevcuttur
  • kalsiyum,potasyum,kükürt,magnezyum içerir
  • bakır ve demir bol miktarda içerir
  • cilt,diş,kemikler için faydalıdır
  • vucuttan zehirli maddeleri uzaklaştırır
  • iştah açar
  • bagırsakları düzene sokar kabızlığı önler
  • kabızlıkta faydalıdır
  • kansere karşı çok iyi bir koruyucudur
  • kandaki şeker oranını düşürür
  • guatır hastaları sık yememelidir
çocukların gelişim çağında yemeleri çok önemli besinlerdendir
D vitamini çocuk gelişiminde önemlidir.karalahana'nın içersinde bolca vardır
iştah problemi olan çocukların menülerine eklenebilir