6 Nisan 2013 Cumartesi

HAYATTAN KURTARICI KARELER

kendimize ait bahçeli evde büyüdük biz 3 kız kardeş olarak.sakin telaşsız bir yerdi ne şehir hayatından çok uzak biryerde nede şehir hayatının tam göbeğinde ozamanlar ne güzel bir ortamda doğa ile iç içe yaşadığımızı evlenip anne olunca daha çok anladım.çocukların apartman dairesine sıkışıp kaldığı ve yapacakları sadece küçücük beton evlerde atlamaları zıplamaları ve buduruma bunalan anne ve babaların ,halleri. çocuklar enerji dolu mutlaka atmaları lazım enerjilerini ister apartman dairesinde olsun ister bahçeli evde çocuk çocuktur.bahçeli evde oturmak bir avantajdır daima çünkü anne kendi işini yaparken çocuk bahçe sınırları içersinde istediği oyunu oynar salıncağı vardır sallanır,arkadaşlarıyla bahçede otlardan yemek yapar,böcekleri inceler keşif yapar.apartman dairesindeyiz diye çocuk bunlardan mahrummu kalacak tabiki hayır burda iş anneye babaya düşecek biraz daha fedakarlık yapacak(şehir hayatında hep bu biraz dahalar sürüyor  işte sonuç olarak insanı bunaltabiliyor ve düşük enerjili kişiler ortaya çıkarıyor) ben ömer faruk'u bebekliğinden beri hergün dışarı çıkarmaya özen gösterdim yağmur kar bizim için çokta farketmedi ona uygun giyindik ve çıktık.kreşe giderken kreşin bahçesinde oyun oynatıp yolda acele et,çabuk ol demeden getirmeye götürmeye  çalıştım.bisikteni kreşin bahçesine taşıdım orda binsin diye topunu kolumun altına aldım götürdüm arkadaşları ile oynar diye,beton aralarından çıkmaya çalışan zavallıcık bitkileri inceledik :) keşifler yapmaya çalıştık kreşe gitmediği zamanlarda bu yıl ara tatil sonrası tam günlü kreşten aldım (bu konu hakkındada ayrı bir yazı yazıcam inşallah)şimdilerde hergün düzenli olarak dışarda yürüyüş yapıyoruz,parka gidiyoruz,deniz kenarında incelemeler yapıyoruz,bir örtü alıyorum yanıma çimlerin üstüne serip oturuyoruz.  
   Benim oğlum küçüklüğünden beri araştırmalar yapmayı, incelemeyi,detayları,hayvanları araştırmayı,bitkilerin yapısını incelemeyi herzaman çok sevmiştir bu zamana kadar onu daha fazla incelemesini sağlamak destek olmak için elimden geleni yapmaya çalıştım acelem olsada fırsat verdim.birgün mecdiyeköyde yürüyoruz ömer faruk da 2.5 yaşında  beton kaldırımın kenarından çıkmış bir bitki gördü (ne kadar hızlı yürürsek yürüyelim.arabada olsak araba ne kadar hızlı giderse gitsin bitkileri fark edebiliyor.zeka çeşidinden dolayıymış bu durum) hızlı bir hamleyle eğildi bitkiyi avuçlarının içine alıp ayyyyy canım diye sevdi okşadı beni gülme aldı yanımızdan geçen bir teyze durdu ve oda ömer faruk'u izledi gülümsedi 'betonların içinde yaşayan çocuklar böyle yeşilliğe hasret oluyorlar dedi ö.faruk'un tepkisinin sebebi o bitkinin betondan çıkmaya çalışarak yaşamaya çalışmasıydı. ozamanlar oğlumun zeka çeşitini bilmiyordum öğrendimki onun doğa zekası varmış :) ilginç değilmi bir çok zeka çeşiti var ben anne olarak ne yapmalıydımki bu zekasını destekleyeyim plan program yaptım neler yapabilirim diye bir yazımda bu zeka çeşiti ile ilgili olacak sadece çocuklarıda değil yeşillik herkezin enerjisini artırıp yaşama sevinci veriyor.bahçeli dublex evimin tüm detayları kafamda yeniden canlanıyor tazeleniyor :))))) hem kendimiz için hemde doğa zekası olan oğlumuz için hayallerimi detaylandırıp yazarım önceden beri hayaller benim için çok önemlidir. oğlumla hayal kurma dakikaları yaparız ara ara çocuklarında hayal kurmalarını öğrenmeleri lazımdır.hayalsiz insanlar düşük enerjili çalışan el feneri gibidir kendi önünü dahi aydınlatmaya yetemez.kaplumbağa inceleyen ve bahçe çapalayan ömer faruk resmi ile
yazımı tamamlıyorum :)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder